5N1K HABER

BÖCEK SURUŞTURMASINDA DELİL SKANDALI

Böcek soruşturmasında ikinci delil skandalı Başbakan’ın ofisinde bulunduğu iddia edilen ‘böcek’le ilgili gözaltına alınan polislerin avukatı Mehmet Sürer’den şok açıklamalar… “Polisler hedefe konularak gerçek engellendi. Bakan onayıyla yurtdışına gönderilen personelin yurtdışı çıkış kayıtlarının fotoğrafları delil gibi gösterildi” dedi. Başbakan’ın ofisinde bulunduğu iddia edilen ‘böcek’le ilgili soruşturmayla ilgili tartışmalar sürerken iki gündür gözaltında tutulan 11 emniyet […]

BÖCEK SURUŞTURMASINDA DELİL SKANDALI
19 Haziran 2014 - 13:59 'de eklendi ve 177 kez görüntülendi.

Böcek soruşturmasında ikinci delil skandalı

Başbakan’ın ofisinde bulunduğu iddia edilen ‘böcek’le ilgili gözaltına alınan polislerin avukatı Mehmet Sürer’den şok açıklamalar… “Polisler hedefe konularak gerçek engellendi. Bakan onayıyla yurtdışına gönderilen personelin yurtdışı çıkış kayıtlarının fotoğrafları delil gibi gösterildi” dedi.

Başbakan’ın ofisinde bulunduğu iddia edilen ‘böcek’le ilgili soruşturmayla ilgili tartışmalar sürerken iki gündür gözaltında tutulan 11 emniyet mensubunun avukatından önemli açıklamalar geldi. Polisler adına konuşan Avukat Mehmet Sürer dosyanın baştan sonra çelişkilerle dolu olduğunu söyledi. Dosyada hiçbir hukuki delilin bulunmadığını belirten Sürer, Bakan onaylı yurt dışı görevinin bile sözde ‘casusluk’ soruşturmasına delil yapıldığını kaydetti.

HEDEF ALINDI

Ankara’da basın toplantısı düzenleyen Sürer, skandal uygulamaları tek tek anlattı. Sürer, 2013 yılında Başbakan Erdoğan’ın katıldığı bir TV programında da çalışma ofisinde böcek bulunduğunu gündeme getirmesinden sonra yapılan çalışmalarda, okların bilinçli şekilde Emniyet İstihbarat Dairesinde ve Başbakanlık Koruma Dairesi’nde çalışan bazı personel üzerinde yoğunlaştığına dikkat çekti. Sürer, MİT’in tartışmalı raporu baz alarak hazırlanan Başbakanlık Teftiş Kurulu raporunun hiçbir hukuki dayanağı ve delilinin olmadığı halde sadece ismi geçen personelin hedef yapıldığını aktardı. Sürer, gözaltına alınan polislerin ‘yasadışı dinleme’ konusunda hedefe konularak mevcut gerçeğin ortaya çıkarılmasının engellendiğini vurguladı.

KAYIT ARAŞTIRMASI YOK

Sürer, “Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı ve MİT Müsteşarlığı’nca hazırlanan dosyalar incelendiğinde 2011 Aralık ayı başında MİT Müsteşarı tarafından ilgili Daire Başkanlığında özel bir ekip hazırlandığı görülüyor” dedi. Hazırlanan özel ekibin 20-25 gün sonra ikinci talimatla Başbakanlığa gönderildiğini kaydeden Sürer, bizzat Başbakan’ın danışmanlarından birisinin nezaretinde ve başka bir görevlinin bulunmasına izin verilmeden aramanın yapıldığına dikkat çekti.

Sürer, “Böcek bulunduğu iddia edilen odada MİT tarafından yapılan çalışmada usule uygun hiçbir işlemin yapılmadığı arama, kameraya çekilmediği gibi binada bulunan mevcut kamera kayıtları incelenmedi. Bulunduğu iddia edilen cihaz üzerinde parmak izi çalışması ve DNA araştırması yapılmayarak bir nevi delillerin karartıldığı sonucu ortaya çıkmıştır. Bu husus aynı zamanda Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan raporda da ayrıntılı olarak ifade edilmektedir” tespitini yaptı.

HİÇBİR HUKUKİ DELİL YOK

2011 yılında bulunduğu iddia edilen böcek gündeme geldiği günden bugüne hiçbir gelişmenin olmadığını, ancak bu husus usule aykırı olarak ancak 2014 yılında savcıya herhangi bir başvuru olmaksızın re’sen soruşturma açıldığına değinen Sürer, şöyle devam etti: ”3 yıl içerisinde Adliyeye hiçbir bilgi verilmemiş ve sağlıklı bir soruşturma yapılması engellemiştir. Dosyada elle tutulur hukuki delil niteliği olan doğru dürüst hiçbir husus yok. Örneğin Bakan onayıyla yurt dışı göreve gönderdikleri personelin yurt dışı çıkış kayıtlarının fotoğraflarının delilmiş gibi dosya konulması soruşturma dosyasının hukukla bağdaşmadığının bir göstergesidir.”

3.5 yıldır resmi görevdeler

TÜBİTAK tarafında hazırlanan bilirkişi raporunun dosyadaki iddiaların birçoğunun çürüttüğüne dikkat çeken Sürer, “TÜBİTAK’a yapılan baskılar sonucu Bilirkişi raporunun değiştirilmesi istenilmiş. Bu isteğin karşılanmaması üzerine kurum yetililerinin görevden alınmaları da dosya ile ilgili soru işaretlerini artırmaktadır” dedi. Sürer, polislerin casuslukla itham edilerek gözaltına alınmış olmasına rağmen, casusluk yapıldığına yönelik 3 yıl boyunca yürütülen araştırmalarda bir örgütle irtibatlarını gösterir dosyada belgenin yer almadığını kaydetti. Sürer, “Yakalama kararında şüphelilerin kaçma ihtimalinden bahsedilmekte ise de bu şahısların 3.5 yıldır bir ilin emniyet müdürlüğünü temsilen atama yapılarak görev vermeleri göz önüne alındığında mahkeme kararının hukuki ve somut dayanaklardan yoksun olduğu görülmektedir” şeklinde konuştu.

RAPORLAR TEYİT ETTİ

Soruşturma dosyasının çelişkilerle dolu olduğunu ifade eden Sürer şunları söyledi: “Davanın ana konusu olan casusluk iddiası ile ilgili Başsavcının talimatıyla devletin kurumlarınca bu hususta araştırmalar yapılmış. Casusluk iddiasına yönelik hiçbir bulgunun olmadığı yönelik kurumlarım raporlarıyla teyit edilmiştir. İstihbarat Daire Başkanlığı’nın 4 Mart 2014 tarihli araştırma raporlarında bu husus ifade edilmiştir.”

Böcek tepkileri…

Bir garabet var

MHP Grup Baş­kan­ve­ki­li Ok­tay Vu­ral: Bir ga­ra­bet­le kar­şı kar­şı­ya­yız. Ön­ce bö­cek bu­lun­mu­yor ikin­ci­sin­de bu­lu­nu­yor. Ön­ce bö­ce­ği bul­dur­tu­yor­lar, son­ra bul­dur­tu­lan bö­cek için ope­ras­yon ya­pı­yor­lar. Bu ko­nu­da TÜ­Bİ­TAK bö­ce­ğin bu­lun­duk­tan son­ra imal edil­di­ği­ne iliş­kin ra­por­lar var. Her şey kar­man çor­man. Bir al­gı oluş­tur­mak is­ti­yor­lar.

Neden 2,5 yıl bekledin?

Çağ­daş Hu­kuk­çu­lar Der­ne­ği Ge­nel Baş­ka­nı Hü­se­yin Bi­çen: Ya­pı­lanlar hu­ku­ki de­ğil. TÜ­Bİ­TA­K’­ta­ki de­ği­şik­lik­le­rin ar­dın­dan de­lil üre­ti­mi baş­la­tıl­dı. TÜ­Bİ­TA­K’­a bu ka­dar gü­ve­ni­yor­du­nuz da 2.5 yıl ne­den bek­le­ndi? De­mek ki ora­ya is­te­ni­len ra­po­ru ve­re­cek ki­şi­ler gel­dik­ten son­ra gön­de­ril­di. Si­ya­si so­ruş­tur­ma. Bü­rok­rat­la­ra göz­da­ğı ve­ri­li­yor.

‘Algı operasyonu’

CHP İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Sez­gin Tan­rı­ku­lu: Yar­gı eliy­le gün­dem mü­hen­dis­li­ği ya­pıl­ıyor. 2.5 yıl son­ra bu so­ruş­tur­ma­nın baş­la­tıl­mış ol­ma­sı, HSYK’­nın son ka­rar­na­me­si ve TÜ­Bİ­TA­K’­ta­ki son de­ğer­len­dir­me­ler ba­kıl­dı­ğın­dan so­nuç ola­rak baş­ba­ka­nı sü­rek­li mağ­dur gös­ter­me­ye yö­ne­lik bir al­gı ope­ras­yo­nu ger­çek­leş­ti­ri­li­yor.

17 Aralık’ta da yaşadık

Yar­gı­tay es­ki Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­sı Ah­met Gün­del: So­ruş­tur­ma­da sav­cı­la­rın de­ğiş­ti­ril­me­si doğ­ru de­ğil. Bunu 17 Ara­lık so­ruş­tur­ma­sın­da da ya­şa­dık. Sav­cı de­ğiş­ti­ril­me­si o so­ruş­tur­ma üze­ri­ne kuş­ku ge­ti­rir. TÜ­Bİ­TAK ra­por­la­rı­nın sah­te ol­du­ğu ya da TÜ­Bİ­TA­K’­ta ye­ni oluş­tu­ru­lan kad­ro ta­ra­fın­dan de­lil­le­rin üre­til­di­ği nok­ta­sın­da da kuş­ku­lar var.

BUGÜN GAZETESİ

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER